top of page
  • Yazarın fotoğrafıTELKİN DERGİSİ

Köy Enstitüleri / Doğukan BAĞÇECİ

Tarihte ilk defa Amerikalı eğitim

filozofu John Dewey tarafından savunulan Köy Enstitüleri fikri; Türkiye’de 1940 yılında dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ve Milli Eğitim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç tarafından uygulanmaya konuldu.

İsmail Hakkı Tonguç


Uzun savaşlar sonucunda nitelikli nüfusunun büyük bir kısmını kaybeden Türkiye, Köy Enstitüleri fikri ile Anadolu’daki öğretmen açığını kapatmayı planlıyordu. Ayrıca Köy Enstitüleri’nin amacı köylerde hem öğretmen açığını kapatmayı hem de o dönemin kalkınma şartlarından biri olan nitelikli köylü nüfusunu yetiştirmeyi amaçlamaktaydı.

Hasan Ali Yücel


Köy Enstitüleri’nin eğitim programında temel bilimlerin yanında zirai bilimler de vardı. Köy Enstitüleri’nde çalışan öğretmenler zorunluluktan değil özveri ile çalışmak üzere yetiştirilmişti. Bunun sebebi o dönemde köylerdeki mevcut toplumsal ve ekonomik durumlardı. Halkın yalnız %5’i okuma yazma bilmekteydi. Osmanlı Devleti’nin Balkanlara yaptığı yatırımların Anadolu’da pek karşılığının olmaması bu sorunların temel sebeplerindendi. Köy Enstitüleri, köylerdeki eğitim faaliyetlerinin yanında tarım faaliyetlerine de büyük önem göstermekteydi. Köy okullarının öğretmenler için ayrılan odalarında yaşayan fedakâr Türk öğretmenleri, 1940-1946 yılları arasında 15.000 dönüm tarlayı tarıma elverişli hale getirmiş, üretim yapmış ve 750.000 fidanı toprakla buluşturmuştu. Bunların yanında 1.200 dönümlük bağ oluşturulmuş, bu tarım alanlarının sulanması ise enstitü öğrencilerinin uygulamalı eğitimi ile yaptıkları sulama kanalları ile sağlanmıştı.


Köy Enstitüleri öğrencileri ve öğretmenlerinin yaptıkları bunlarla da sınırlı değildi. 150 büyük inşaat, 60 işlik, 210 öğretmen evi, 20 uygulama okulu, 36 ambar ve depo, 48 ahır ve samanlık, 12 elektrik santrali, 16 su deposu, 12 tarım deposu, 3 balıkhane ve 100 km yol da Köy Enstitüleri’nin eğitimci ve öğrencileri tarafından Anadolu’ya kazandırılmıştır.

Bütün bunların yanında bu hayat okullarında sanat derslerine de büyük önem verilmiştir. Mandolin, piyano, akordeon, metronom, keman gibi beynelmilel çalgıların yanında bağlama, davul gibi Türk müzik aletlerinin de eğitimi yine bu eğitim kurumlarında verilmiştir.



Köy Enstitüleri fikri Hasan Ali Yücel’in 1946 senesinde Millî Eğitim Bakanlığı görevini bırakmasına kadar uygulanmış, devamında ise 1946 senesinde Millî Eğitim Bakanı olan Reşat Şemsettin Sirer döneminde Köy Öğretmen Okulları’na dönüştürülmüştür. Akabinde ise 27 Ocak 1954 tarihinde Demokrat Parti tarafından kapatılmıştır. Uygulanmaya konduğu 1940 senesinden 1954 senesine kadar 1.308’i kadın, 15.943’ü erkek olmak üzere toplamda 17.251 köy öğretmeni yetiştirilmiştir.


Dönemin Sovyetler Birliği başkanı Stalin’in Türkiye’den Kars, Ardahan ve Artvin’i istemesi üzerine İsmet İnönü Amerika’dan askeri destek istemiş, bunun sonucunda dönemin Amerikan Başkanı Harry Truman tarafından yürürlüğe konan Truman Doktrini ile yardım etmeye başlanmış fakat bunun sonucunda Türkiye’de demokratik seçimlere geçilmesi, Milli Şefliğin kaldırılması ve Köy Enstitüleri gibi Sovyet geleneğine yakın uygulamaların kaldırılması gibi şartlar sunmuştur.

Bunun yanında Atatürk devrimlerine karşıt olan bir güruh tarafından Köy Enstitüleri’nin fuhuş yuvası olduğu, Köy Enstitüleri’nde okuyan öğrencilerin bakımsızlık ve şantiyelerdeki dikkatsizlikler sonucu öldüğü gibi asılsız iddialar halk arasına yayıldı. Bu şartlar, yaklaşan seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarı kaybetmemek için yaptığı değişikliklere ön ayak oldu. 1946 senesinde yapılan düzenlemelerle birlikte Köy Enstitüleri’nin müfredatı büyük ölçüde değiştirilmiş ve Köy Enstitüleri kuruluş amacından sapmıştır.


Köy Enstitüleri’nde öğrencilerin tek tip üniforma giymesi, okul yönetimine katılması gibi uygulamalar, zaten yapımında zorunlu olarak çalıştırılan köylü halk arasında bu okulların komünizm yuvası haline geldiği fikrini oluşturmuştu. Öğretmenlerin köylerdeki toprak ağalarıyla yaşadığı sorunlar ise bu toprak ağalarının Ankara’ya devamlı olarak baskı yapması ile sonuçlanıyordu.


Bütün bu sebepler bir araya geldiğinde; Fakir Baykurt, Pakize Türkoğlu, Hatun Birsen Başaran gibi aydınların yetiştiği bu okullar kapatılarak Köy Öğretmen Okulları’na dönüştürülmüştür. Akabinde ise Amerika Birleşik Devletleri’ne yakınlaşma amacını güden Demokrat Parti hükümeti tarafından kapatılmıştır.



40 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör
bottom of page